BİR SANAT VAHASI: BAKSI MÜZESİ

Baksı-Müzesi

Baksı Müzesi Bayburt’un Bayraktar köyünde bulunan, arasından Çoruh Nehri’nin süzüldüğü dağları mesken edinmiş bir modern sanat vahası. Sanatçı ve eğitimci Hüsamettin Koçan, doğduğu yer olan Bayburt’a bir modern sanat müzesi açmak için on yıl kadar uğraştıktan sonra, 2010’da müzeyi devletten hiçbir yardım almadan, kurduğu vakfa yapılan desteklerle açmayı başarmış. Aşağı yukarı otuz bin nüfuslu Bayburt’un şehir merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan, fütüristik mimarisiyle dağların ortasında insana çağları şaşırtan bu müze, Bayburt halkıyla geliştirdiği yakın ilişkilerle dışlayıcı sanat yaklaşımını da kırıyor. Çevre halkının el emekleri, göz nurları ve eserlerinden oluşan sergileri, düğünlere, nişanlara açık konferans salonu ve Bayburtlu genç sanat öğrencilerinden oluşan müze görevlileriyle, Bayburtlularla nefes almaya çabalıyor.

Müze yolunda önce beton yorgunu gözler dinleniyor.

Baksı Müzesi’nde, önde gelen sanatçıların eserlerinden oluşan nitelikli bir çağdaş sanat koleksiyonu ile geniş bir halk resimleri koleksiyonu ve yerel el sanatlarını yansıtan özgün örnekler bir arada yer alıyor. Müze, sanatçılar ve araştırmacılar için geleneksel sanatlarla çağdaş sanatı buluşturan özgün bir kültürel etkileşim merkezi yaratmayı, yoğun göç nedeniyle parçalanmış bir kültürel ortama yeniden hayat verebilmeyi ve kültürel belleğin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Baksı Müzesi’nin hedeflerinden biri de, Türkiye’nin en yoğun göç veren bölgelerinden biri olan Bayburt’a yaşam soluğunu sanatla yeniden kazandırmak, bölgenin ekonomik yaşamını canlandırmak.

Ziyaretimizde Mesafe ve Temas etkinliklerine denk geldik. Göç arayışları ve kültürel kopuşlar nedeniyle oluşan aralığı kapatmayı amaçlayan bu etkinlik kapsamındaki sergiler ve atölye çalışmaları sanat, tasarım, moda ve yemek kültürü olmak üzere dört farklı düzlemde gerçekleştirilmiş. Ülkenin dört bir yanından genç tasarımcıların eserleriyle katıldığı bu etkinlik için Arzu Kaprol de özel tasarımlar hazırlamış. Tasarımların sadece sergilemeye yönelik değil, aynı zamanda Bayburt’ta üretilebilir olması ve böylelikle yörenin istihdamına da katkıda bulunması hedeflenmiş.

En solda ve aşağıda Tunca Subaşı’nın İsimsiz tablosu; Korku isimli basküllerden oluşan yerleştirme ise Sena Arcak’a ait.

Bizim halkımız, Gümüşhane halkı, Bayburt halkı, Karadeniz halkı, İç Anadolu halkı gurbetçidir biliyorsunuz. Ekmeğini kazanmak için hep ailenin erkekleri, babaları, çocukları dışarıdadır. Ben bu tepenin üzerinde dururdum ve bu tepeden babamın yolunu gözlerdim. Babam altı ay sonra gelecek, bir yıl sonra gelecek ama hep akşamüzerleri dururdum ve bu tepeden babamın yolunu gözlerdim. Babamın yolunu gözlediğim bu tepeye müze yaptım. Bu bina babamındır. Bu etraftaki evler de, bu misafir evleri de, bu evlerde bazlama pişiren, börek pişiren anamın hatırası için yapılmıştır.

Müze’nin herkese açık bir kütüphanesi ve düğün derneklere de ev sahipliği yapan şenlikli bir konferans salonu var. Müzeye destek olmak için kütüphaneye kitap bağışlayabilirsiniz veya Baksı Dostu olarak maddi yardımda bulunabilirsiniz.

Otuz dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi’nde sergi salonları, atölyeler, konferans salonu ve kütüphane dışında konuk evleri de var. Bir de konuk evlerinin muhteşem manzarası.

1 YORUM

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


8 + 5 =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>