İzlediğim her Mad Men bölümünden sonra evin bir köşesinde duran daktiloya mahsun mahsun bakıyorum. Dizi boyunca ofis sahnelerinde çınlayan daktilo sesi beni her seferinde heyecanlandırıyor.

mad-men-daktiloYazıya eşlik eden daktilo sesi kelimelerimi özgür kılacakmış gibi hissediyorum. İfadelerim daha da kendinden emin olacakmış gibi. Oysa kâğıda yazı yazmak o kadar geride kaldı ki dijital çağda. Daktilolar ya evlerin bir köşesinde dekoratif unsur oldular, ya da yazı teknolojisi evrelerini gösteren müze nesnesi. Dizüstü ve tablet bilgisayarlar ve hatta cep telefonları ile yazmanın rahatlığına alışmış insanlara daktilo bir angarya gibi gelebilir. Kâğıdı tak, harflere doğru bas, yanlış basarsan daksil ile sil, kağıdı sildiğin yere getir, harflerin yerini doğru tutturmaya çalış… Teknolojide öyle mi? Her şeyi kolayca kes-kopyala-yapıştır. Olsun, o daktilo sesini duymak istiyorum ben yine de.

USB-typewriterUSB Typewriter teknolojisini görünce aslında aradığım yazı yazma koşullarının çok da uzakta olmadığını anladım. Ufak bir teknolojik müdahale ile  daktilo bilgisayara bağlanıyor. Üstelik dijital çağın avantajlarıyla daktilo tıkırdatmak isteyenler için her şey düşünülmüş. “Enter” tuşu, örneğin, daktilonun taşıyıcı koluna bağlı. Yani hızlı hızlı yazıp satır sonuna geldiğinizde heyecanla yeni satıra başlayabileceğiniz o havalı hareketi de yapabiliyorsunuz. Yazı yazana bundan daha ilham verici bir an düşünemiyorum. Tabii elektrikler kesilmediği sürece…

Send this to a friend