Bu yıl Jamaika’nın 50. bağımsızlık yıldönümü kutlanıyor. Bu aynı zamanda 50 yıllık bir müzikal serüvenin kutlaması. Sizi de bu serüvene ortak etmek için bir kılavuz liste hazırladık. Bu küçük ülkenin müzik külliyatı hiçbir listeye sığmayacak kadar büyük, ancak bu kronolojik liste Jamaika müziğini tanımak isteyenler için bir başlangıç olabilir.

8Tracks Türkiye’de kısıtlandığı için listeleri Spotify ve YouTube‘a da taşımaya başladık. The Skatalites’tan Christine Keeler ve Eek A Mouse’tan Gunshot a Cry şarkılarını bulamadık Spotify’da, sanatçıların başka şarkılarını ekledik. Şarkıları dinlerken açıklamaları okumak için aşağıya doğru devam ediniz:

1958 – Laurel Aitken – Nebuchnezer. Her şeyden önce adada Mento müziği vardı. Bunun yanında bolca Calypso, Soca, ve ABD radyolarından ulaşan Rhythm & Blues, ortamı coşkulu bir müzik için hazırlamıştı.

1962 – Derrick Morgan – Forward March. Jamaika 1962 yılında bağımsızlığına kavuştuğunda fonda Derrick Morgan’ın parçası çalıyordu. Ülke yavaş yavaş kendi müziğini buluyor.

1964 – The Skatalites – Christine Keeler. Baş döndürücü bir ritim, yürüyen kontrbaslar ve müziği taşıyan bakır üflemeliler. Rock’n Roll müziğinin sanki tersine dönmüş hali. Yeni müziğin adı Ska; Ska’yı tam anlamıyla tanımlayan grup The Skatalites. Başlı başına bir okul olan The Skatalites, kurucu üyelerinin çoğunu koruyarak 2000’li yıllara kadar çalmaya devam etti.

1967 – Alton Ellis – Rock Steady. Ska yavaşladı, şekil değiştirdi, Soul müziğinden etkilendi, karakteristik kontrbas yürüyüşleri geliştirdi. Jamaika müziğini hemen tanımamıza neden olan off-beat’lerdeki piyano veya gitar vuruşları, skank, artık çok net duyuluyor. Yeni müziğin adını bulması Alton Ellis’in bu hitini bekledi: Rocksteady. Bir rivayete göre, Ska’nın yavaşlamasını Alton Ellis’in bir şovuna gelmeyen basçısına borçluyuz. Bas olmayınca klavyeci Jackie Mittoo (başka bir efsane) basları sol eliyle çalmak zorunda kalır, ancak Ska’nın hızına yetişemeyip yavaşlar ve bütün şov yavaş tempoda çalınır. Sonuçtan kimse şikâyetçi olmaz.

1967 – Phyllis Dillon – Perfidia. Batı müziğinin bütün popüler şarkıları Jamaika’da tekrar yorumlanmıştır diyebiliriz. Meksikalı besteci Alberto Dominguez’in dünyaca ünlü parçasının Rocksteady versiyonu, Rocksteady’nin kraliçesinden.

196X – Delroy Wilson – I’m in a Dancing Mood. Listedeki son Rocksteady parçası Delroy Wilson’dan. Birçoğuna göre Rocksteady dönemi Jamaika müziğinin altın çağıdır.

1975 – Burning Spear – Marcus Garvey. Jamaika’daki politik ortam ve ülkenin önemli müzisyenlerinin Rastafari hareketine katılmasıyla 60’lı yılların tatlı aşk şarkıları yerini daha sert ve militan bir müziğe bıraktı. Artık şarkı sözleri toplumsal sorunları ve Afrika’daki köklere duyulan özlemi ele alıyor. Müzik iyice yavaşladı, geleneksel Nyabinghi müziğinden vurmalı çalgılar ödünç alındı, skank artik iyice keskinleşti. Kontrbas yerini bas gitara bıraktı ve bas gitar nihayet başrole geçti. Sonuç Reggae…

1976 – Third World – Satta Massagana. The Abyssinians’in 1969 tarihli sembol şarkısına Third World yorumu. Bu parça Rastafari ayinlerinde söylenegelen bir ilahiye dönüşmüştür. Parçanın adı Etyopya’da konuşulan ve Rastafarian’lar arasında kutsal sayılan Amharic dilinde “şükret” anlamına gelir. Dinlediğiniz kayıt Nyabinghi davullarının Reggae üzerindeki etkisini çok net yansıtır. Bu unutulmaz yorumu kaydeden Third World teknik açıdan üst düzey müzisyenlerden kurulu bir grup.

1976 – Johnny Clarke – African Roots. Başka bir Reggae efsanesi Johnny Clarke, Afrika’dan Kingston Town gettolarına uzanan 500 yıllık hikâyesini anlatıyor. Johnny Clarke’ın sesi bugün bile tertemiz, zarif ve kırılgan. Şapkasının içinde sakladığı dreadlock saçlarını konserlerinin zirve anlarında dizlerine kadar açmayı sever.

1976 – Peter Tosh – Stepping Razor. Bob Marley ve Bunny Wailer ile birlikte The Wailers’ın en önemli isimlerinden Peter Tosh, The Wailers sonrası söylemini daha sert bir muhalefet çizgisine taşıdı. Polytricks (politika) ve shitstem (sistem) gibi kelimeleri Jamaika İngilizcesi’ne kazandırdı. Unicycle kullanırdı.

1976 – Max Romeo & The Upsetters – War Ina Babylon. Prodüktör Lee Perry’nin Black Ark Sound’una güzel bir örnek.

1977 – Bob Marley & The Wailers – Jammin’. Reggae müziğini tüm dünyaya tanıtan efsane isim Bob Marley ve bu derlemenin sanatblog’da yer almasına vesile olan şarkısı.

1977 – Augustus Pablo – King Tubby Meets Rockers Uptown. Jamaika’nın dünya müziğine kazandırdığı en önemli kavramlardan biri: Dub. 45’lik plaklara basılan single’ların arka yüzüne şarkının vokalsiz halini basma geleneği zaman içinde şekil değiştirdi. Artık mikser de bir enstrüman. Augustus Pablo’nun bu parçasında mikser başında King Tubby var. Parçanın orjinali Jacob Miller tarafından seslendirilmiş, Baby I Love You So.

197X – Sly & Robbie meet Bunny Lee – Legalize the Dub. Bir dub daha. Reggae’nin efsane ikilisi, Sly Dunbar (davul) ve Robbie Shakespeare (bas) prodüktör Bunny Lee ile Peter Tosh’un Legalize It isimli bestesini dub’lıyor. Vokaller Johnny Clarke. Sly ve Robbie 2012 yazında İstanbul’da bir konser verdi. Jamaican Legends isimli konserde gitarda 80 yaşındaki Ernest Ranglin, klavyede The Wailers’dan Tyron Downie, vokalde genç Bitty McLean vardı.

1979 – Lacksley Castell – What a Great Day. Lacksley Castell 1984 yılında sadece 22 yaşında hayata veda ettiğinde ardında üç albüm, birkaç single ve onu hep özleyecek hayranlar bıraktı. Dinlediğiniz listede bu şarkının hemen ardında bir de dub versiyonu var.

1981 – Sugar Minott – Let Your Teardrops Fall. Şarkılarda aşktan bahsetmek aslında fena bir fikir değil. Yeni bir soluk: Lovers Rock. Muhteşem sesiyle Sugar Minott.

1982 – Gregory Isaacs – Night Nurse. Reggae’nin dev ismi, nam’ı diğer Cool Ruler, Gregory Isaacs. Lovers Rock tarzıyla özdeşleşmiştir. Night Nurse daha sonra Simply Red tarafından da yorumlandı.

1982 – Black Uhuru – Emotional Slaughter. Sly & Robbie’nin hem çaldığı hem de prodüktörlüğünü üstlendiği çok önemli bir grup, Black Uhuru. Bu parçanın güzel bir Dub versiyonu mevcut.

1982 – Aswad – Dub Fire. Jamaika dışında Reggae’ye en yoğun katkı İngiltere’deki Jamaika toplumundan geliyordu. İngilteredeki Jamaika müziğinin önde gelen gruplarından Aswad ve harika bir dub parçası.

1982 – Sister Nancy – Bam Bam. 80’li yıllar Jamaika müziğine yeni bir tarz getirdi: Dancehall. Maytals’ın klasik şarkısına Sister Nancy’den bir Dancehall yorumu.

1983 – Yellowman – Zungguzungguguzungguzeng. Uluslararası ilk Dancehall yıldızı, Yellowman. Bitmeyen bir enerji.

1983 – Eek A Mouse – Gunshot a Cry. Country sanatçısı Marty Robbins’in Big Iron isimli parçasına Eek A Mouse yorumu. Eek A Mouse kovboy şapkalarını sever.

1984 – Ini Kamoze – World A Reggae. Bu parça Damian Marley’in 2005 hiti Welcome to Jamrock’ta kullanıldı.

1987 – Don Carlos – Just a Passing Glance. Don Carlos müzik kariyerine Black Uhuru’da şarkı söyleyerek başladı. Dancehall’un baskın olduğu 80’li yillarda köklere daha yakın bir tarzı benimsemiştir. Yüzünde her zaman büyük bir gülümseme vardır.

1999 – Midnite – Pagan, Pay Gone. Günümüzde Reggae müziğinin en önemli temsilcilerinden Midnite ile listeyi sonlandırıyoruz. Her ihtimale karşın zaman testinden geçmiş bir şarkı seçmek istedik ve 1999 tarihli Ras Mek Peace albümüne döndük. Bu albüm bir odada doğrudan iki kanallı bir analog teybe kaydedilmiş.

İyi dinlemeler!

Send this to a friend