1-10 Mart 2013 tarihleri arasında altıncısı düzenlenen STRP Bienali, EXPO alanı, ışık salonu, dans ve gürültü müziği performansları, atölye çalışmaları, seminerleri ve ziyaretçileri oyun oynamaya davet eden etkileşimli eserleriyle dolu dolu ve iddialı bir programa sahipti. Geçen sene Amber‘ı belki kaçırdık ama, Eindhoven STRP sanat ve teknoloji festivali tüm duyu organlarına hitap eden eserleri, sıradışı performansları, sergilediği yüzlerce yenilikçi fikir ve keyifli ortamıyla kalbimizi ve aklımızı çaldı. Dopdolu bir programı olan on günlük bir bienali tamamen aktarmak mümkün olamasa da, en beğendiğimiz eserlerden geniş bir seçki hazırladık.

strp poster

Altıncı STRP’nin altbaşlığı, ne olduğumuzu aslında neredeyse tamamen açıklıyor: meraklı insanlar için on günlük bir melez müzik, sanat ve teknoloji maratonu. STRP sanat ve teknolojinin en ön saflarında yer alan, heyecan verici, çoğu dünya çapında iyi tepkiler alan, ancak henüz Hollanda’da sergilenmemiş eserleri bir araya getiriyor. STRP bazen hemen dans ettiren, bazen sağır edici gürültülerden oluşan, bazen de zihni alıp götüren ortamlar yaratan öncü elektronik müzik örneklerini sunuyor. Tüm bunlara ek olarak, bilimin en soyut haline dokunan veya son derece kişisel sahne deneyimleri sunan performanslar yaşamanıza fırsat veriyor.

Erosie (martyn and jeroen)

 

HEPİMİZ SİBORG ŞEHRİ SAKİNİYİZ

WE ARE ALL CITIZENS OF CYBORG CITY

STRP mixBilim kurgu türü, cyberpunk gibi alt akımlarda da dahil olmak üzere, uzun yıllar şeytani teknolojilere karşı savaştı. İnsanlık teknolojiyi üretiyor, sonra da isyan eden akıllı teknolojilere karşı mücadele veriyordu. Terminator gibi filmlerle kültleşen bu kötümser gelecek beklentisinin, yeni yüzyılda Iron Man gibi filmlerle tersine döndüğünü görüyoruz.

Teknolojilere artık daha çok güveniyor, onları potensiyel düşman yerine potansiyel yardımcı olarak düşünmeye daha çok mesai harcıyoruz. Yazıcılardan organ çıktıları alınırken, aya asansör inşa edilirken, ilk siborg çoktandır aramızda dolaşırken, teknoloji ile insan arasındaki ilişkinin uzun ömürlü olacağından kimsenin şüphesi yok. STRP Bienali ise bu seneki programında asıl cevaplanması gereken sorunun “İnsancıl teknolojiler nasıl üretilebilir?” olması gerektiğini söylüyor.

Teknoloji nihayetinde bir araç. Kullanıcısının niyetine hizmet ediyor. STRP Bienali de bu durumdan yola çıkarak insanları olumsuz senaryoları kovalamak yerine, nasıl daha insani teknolojiler yaratılabilir sorusunun peşinden koşmaya davet ediyor.

 

YENİ MAKİNE ÇAĞI

Yeni Makina Çağı’nı ilan ederek, STRP teknolojinin temel ilkelerine geri dönüyor. Yüksek teknoloji sorunlarını, düşük teknolojili uygulama tasarılarıyla çözmeye odaklanıyor. Diğer bir deyişle öncelik, son derece karmaşık sorunlara basit çözümler bulmakta. Amaç, teknolojiyi bilgisayarın anakartına ‘saklamak’ yerine, ulaşılabilir ve görünür kılmak. Ziyaretçilerle birlikte, teknolojinin sunabileceği yaratıcı fırsatlara bakıp hayret etmek istiyoruz.

 

Gustave Hoegen

Animatronics

 

ANIMATRONICS

Gustave Hoegen’in makinelerini çoktandır filmlerde ve dizilerde izliyoruz. Prometheus gibi filmler veya Doctor Who gibi dizilerde kullanılan yaratıkların bazıları onun elinden çıkma. Sağ taraftaki Animatronics, son derece incelikli hareket kabiliyetiyle EXPO alanının yıldızlarındandı; etrafından cep telefonları ve kameralar hiç eksik olmadı. Aşağıdaki videoda Heogen’in diğer çalışmalarını bulabilirsiniz:

 

MACHINA LUDENS

Machina Ludens

Machina Ludens bilgisayardan kontrol edilen küçük motorlardan ve gelişmiş sensörlerden meydana gelmiş kocaman bir robot: yanında da sakince oturan küçük bir arkadaşı var. Sensörleri sayesinde etrafındaki hareketleri algılıyor ve izleyicisinin varlığına fiziksel olarak tepki verebiliyor. Fazla yaklaşırsanız bunu bir tehlike işareti olarak algılıyor, sinirli ve daha çok yer kaplar bir duruş sergileyerek ziyaretçilere Iron Man yüzünü gösteriyor. Yakınında hareket olmayınca sakinleşiyor ve kendi dünyasına çekiliyor.

Dövme demir zırhtan yapılma gövde parçalarını birleştiren ve robota hareket kabiliyeti veren küçük motorlar, kablolar, birbirinin içine girip çıkan vidalar ve miller, çevresine tepki veren robotun nasıl hareket ettiğini gözler önüne seriyor. Robotun gövdesinin içinde kalan bu parçalar özellikle görünür bırakılmış. Böylece ziyaretçiler hareketin nasıl oluştuğunu görebiliyor. Freerk Wieringa’nın robot kuklaları, atları veya gorillerini incelemek için sitesini ziyaret edebilirsiniz.

machina ludens2

 

NEIL HARBISSON: SİBORG GÖZ

İLK SİBORG?

İspanyol/İrlandalı sanatçı Neil Harbisson, besteci ve siborg aktivist olarak tanınıyor. Az rastlanan bir renk körlüğü türü olan akromatopsiya ile doğan Harbisson, teknoloji sayesinde eksik kalan duyularını genişletmeyi başarmış. Eyeborg ismi verilen bir düzenekle Harbisson’un etrafındaki renkler bir kamera aracığıyla algılanıp ses sinyallerine dönüştürülüyor. Farklı renkler ve tonlar notaları tetikliyor ve böylece Harbisson notaları dinleyerek etrafında hangi renkler olduğunu anlıyor. TED konuşmasında hikâyesini paylaşan Harbisson, artık “kulağa daha hoş gelen” bir şekilde giyindiğini söylüyor:

 

STELARC

stelarcStelarc insan vücudunun sınırlarını zorlayan ve ona yeni işlevler kazandırmak için akla hayale sığmayan deneyler yapan bir performans sanatçısı. Kısaca, içinde bulunduğumuz, kullandığımız, dış dünya ile etkileşime geçtiğimiz insan bedeninin miyadını doldurmuş bir araç olduğunu savunuyor. İşlevini yitirmiş insan bedenini geliştirmeye yönelik yaptığı çalışmalarda protez uzuvlardan, robotik parçalardan, tıbbi araçlardan, sanal gerçeklik sistemlerinden, internetten ve biyoteknolojiden faydalanıyor.

Stelarc’ın en çarpıcı çalışmalarından biri, koluna yerleştirilen yapay kulak. Yapay kulağın algıladığı ses sinyalleri ağız boşluğuna iletiliyor ve Stelarc üçüncü kulağından gelen sesleri buradan duyabiliyor. Dünyada “üç kulaklı adam” olarak bilinen Stelarc, STRP festivaline Exoskeleton (Dışkabuk) ismini verdiği altı bacaklı robotu ile katıldı. Açılış gecesinde örümceğe benzeyen bu robotu ile bir performans gerçekleştirdi. Aşağıdaki videoda bu performanstan kesitler izleyebilirsiniz.

 

EMG KAS OYUNU

tn_watgaathetworden2 Adriaan Wormgoor kaslar tarafından kontrol edilen oyun düzeneğiyle, önündeki uzun bekleme sırasıyla EXPO alanında ilk göze çarpan çalışmalarından biriydi. Kollara veya istenilen bir kasa yerleştirilen aletler sayesinde Wormgoor’un oyununu oynayan  ziyaretçilerin çığlıkları ve kahkahaları koca depoda yankılanıyordu. Kendi EMG kas oyununu geliştirmek isteyenler, bu mikro kumanda sensörünün teknolojik detaylarına internetten ulaşabilir.

Festivalin EXPO alanında devasa bir perdede çeşitli video işleri de yayımlanıyordu. Bunların arasında geçen yıl Ağustos ayında hızla ün kazanan Kas Müziği reklam videosu da vardı. Eski sporcu, yeni aktör Terry Crews’un kaslarıyla müzik yaparken “sosis” veya “bana bir şapka verin” diye şakıdığı videonun sonunda, izleyiciler de kayıt düğmesine basıp Terry ile müzik yapabiliyormuş. Vimeo’nun projeye dahil olması sayesinde kaydedilen videoları paylaşmak da mümkünmüş.

 

YENİ MAKİNE ÇAĞI

IMG_1367

Etki-tepki zincirlerini özellikle çok sevdiğimizden (bkz. İşler böyle yürür ve OK Go) Yeni Makine Çağı’nın gösteri saatine göre ayarladık gezimizi. Ne var ki Felemenkçe yapılan açıklamaları anlayamadığımızdan, düzeneğin neden çalışmadığı bir muamma olarak kaldı. Gösteri başladı ama bir yerlerde tıkandı durdu zincir. Biraz hayal kırıklığı yaşandı tabii ama yine de cin fikirlerle doluydu tepkime zinciri. Video da deneme aşamasını gösteriyor:

 

ORMAN

Marshmallow Laser Feast - Forest

Festival binasına girer girmez, sisleri ve cennetlik tınıları takip edenler, devasa bir alana dikilmiş, neredeyse değdiği tavana Matrix yeşili ışıklar saçan, gizemli siyah direklerden oluşan büyülü bir ormanla karşılaşıyordu. Marshmallow Laser Feast’in hazırladığı Orman yerleştirmesinde, her bir siyah direğe bir nota atanmış: Ormanın içinde dolaşan ziyaretçilerin direkleri sallamasıyla birbiriyle uyumlu yumuşak tınılar devasa ortamı kaplıyor. Sadece siyah direklerden oluşan bu koca enstrüman, ziyaretçilerin direkleri çekip itmesiyle müziğine neredeyse hiç ara vermemiş oluyor. Yaratıcı takımın diğer işlerini de görmek ve yerleştirmeyi iş başında izlemek için es geçmeyin:

 

 TARİH ÖNCESİ YARATIKLARIN YENİDEN DOĞUŞU

Soyu tükenmiş bir bebek mamut, balina ve domuz nasıl sesler çıkarıyordu?

prehistoric creatures

Bilim ile büyü arasındaki ince çizgide işler ortaya koyan Fransız sanatçı Marguerite Humeau, 2011 yılında hayata geçirdiği Back, Here Below, Formidable – The Rebirth of Prehistoric Creatures projesi ile tarih öncesinde yaşamış hayvanların seslerini duymamızı sağlıyor. Humeau, bir takım detaylı MRI taramaları kullanarak, soyu tükenmiş canlıların ses boruları ve ses tellerinin 3 boyutlu prototiplerini hazırlamış. Bu modellerin içinden hava üflendiğinde soyu tükenmiş yaratıkların seslerinin az çok neye benzediğini duyabiliyoruz. Fikir de icraat da büyüleyici! Sesleri dinleyiniz:

Marguerite bu proje için paleontolojistlerle, hayvanbilimcilerle, veterinerlerle, mühendislerle, kaşiflerle, cerrahlarla, kulak-burun uzmanlarıyla ve radyologlarla işbirliği yapmış. Senezoik çağa ait (memeli hayvanlar devri) bir bebek mamut, bir balina ve bir domuzun seslerini yeniden duyurmayı amaçlayan bu proje dünyanın birçok yerinden onlarca ödül toplamış ve MoMa dahil onlarca müzede sergilenmiş. Festivalin kapanışında Jameszoo bu sesleri miksleyerek küçük bir müzik performansı da gerçekleştirdi. Şu anda ise Humeau bu seslerden oluşan bir opera üzerinde çalışıyormuş.

prehistoriccreatures

 

ŞELALE SALINCAK

waterfallswing

İsim ve fotoğraf her şeyi açıklıyor sanmayın, Şelale Salıncak yerleştirmesinin esas marifeti ıslanmadan sallanmayı sağlaması. Bienal alanında önünde hiç sıra olmayan bu salıncağı hemen denedik: Şelale akıyor, tam altından geçerken kesiliyor; görevliler arkadan biraz daha hızlı ittirince, evet biraz da ıslanılıyor. Bu keyifli etkileşimli yerleştirme Mike O’Toole, Andrew Ratcliff, Ian Charnas ve Andrew Witte tarafından hazırlanmış. Daha önce gerçekleştirdikleri Deus Ex Machina isimli çalışmalarının başka bir versiyonu aslında. Deux Ex Machina’daki şelaleli salıncak, suyu harf şeklinde döken devasa bir yazıcıymış. Aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz:

 

KÖPÜKOĞLANLAR

 

MÜZİK VE DANS GECELERİ

Modeselektor, SBTRKT, Hudson Mohawke, DJ Shadow, Boddika, Modeselektor ve Jameszoo performanslarına ek olarak elekronik müzik bestecisi ve görsel sanatçı, gürültü ustası Ryoji Ikeda’nın Superpositon performansı da bienal programındaydı. Ikeda ayrı bir yazıyla huzurunuzdadır, diğer performanslara göz atmak isterseniz:

http://www.youtube.com/watch?v=jVIjZy6l0tY

Daito Manabe: Yeni Kraftwerk mi? Yüz kaslarıyla bateri çaldıran düzeneği Manabe’nin test ettiği videoyu buradan izleyebilirsiniz.

STRP light portraits

Bunca eser bienalin yarısını dahi yansıtmıyor, festival ajandasının detaylarına ve sergilenen tüm eserlere STRP’nin internet sitesinden veya Facebook hesabından ulaşabilirsiniz.

Send this to a friend