Beden dili insanın kişiliğini, duygularını, kendi hakkındaki düşüncelerini yansıtır. Peki bu süreç tersten de işleyebilir mi? Yani duruş değiştirerek, örneğin bir zafer kazanmış gibi kolları ve çeneyi havaya kaldırarak, kendimizi farklı hissedebilir miyiz? Sosyal psikoloji alanında çalışan Amy Cuddy, dünya çapında on altı milyon izleyiciye ulaşan TED konuşmasında bu yöndeki araştırmalarını sunuyor ve insanın kendini daha güçlü hissetmesini sağlamak için çok basit bir yöntem öneriyor: “Sadece iki dakika boyunca duruşunuzu değiştirerek, duygu ve düşüncelerinizi de değiştirebilirsiniz”, diyor.

abctv1-801x1024

Konuşmasının başlarında, kendini güçlü ve güçsüz hisseden insanların beden dillerini inceliyor Cuddy. Kendinden emin ve kendini güçlü hisseden insanların daha çok yer kaplama, dışarıya doğru genişleme eğilimi gösterdiğini, kendini güçsüz hisseden insanların ise aksine bedenlerini küçülten, kapladığı yeri azaltan, içe dönük duruşlar sergilediğini anlatıyor.

Güçlü bir duruş sergileyen insanlarda baskınlık hormonu olarak bilinen testosteronun artış gösterdiğine, stres hormonu kortizolün ise düştüğüne dikkat çekerek, vücut kimyasıyla duruşların eşleştiğini belirtiyor. İşte bu noktada “Süreci acaba tersten işletebilir miyiz?” sorusunu soruyor.

Yürüttükleri araştırmalarda, kendini güçsüz hisseden deneklerden, iki dakika boyunca herhangi bir güçlü duruş pozisyonunda beklemesini istiyorlar. Bu iki dakikanın sonunda, testosteron hormonlarının arttığını ve kortizolün azaldığını saptıyorlar.

Görünen o ki beden dilimiz, insanlara bizim hakkımızda fikir vermekle kalmıyor, kendimize yönelik duygu ve düşüncelerimizi de etkiliyor.  Bedenimiz, zihnimizi değiştirebiliyor.

Cuddy’nin konuşmasının gördüğü ilgi üzerine, Brezilya’da Superinteressante dergisi hangi duruşların güçlü, hangilerinin zayıf olarak algılandığını gösteren aşağıdaki posteri hazırlamış:

Send this to a friend