Fotoğrafçının Eğitimi kitabı, fotoğrafçılığın anlamını, gücünü, araçlarını ve ilkelerini irdeleyen elli yazıdan oluşuyor. Fotoğrafçılığı bir meslek olarak her açıdan ele alan bu kitapta öğrencilere, fotoğrafçılara ve fotoğraf meraklılarına yol gösteren birçok değerli ipucu bulunuyor.

Aşağıdaki liste, kitabın üç editöründen biri olan fotoğrafçı Charles H. Traub’un, başkanı olduğu yüksek lisans bölümündeki öğrencilere verdiği tavsiyelerin bir kısmını içeriyor. Geçimsiz öğretmeni Arthur Siegel’in de sözlerinden ilham alan bu listede Traub öğrencilere neleri yapıp, neleri yapmamaları gerektiğini ve fotoğraf dünyasının soğuk ve sıcak gerçeklerini sıralıyor.

YAP

• Eski bir şeyi, yeni bir biçimde yap.
• Yeni bir şeyi, eski bir biçimde yap.
• Yeni bir şeyi, yeni bir biçimde yap; işe yarıyorsa, yarıyordur.
• Keskin yap, yapamıyorsan “sanat yaptım” de.
• Bilgisayarda yapılabiliyorsa, orada yap.
• Elli tane yap, kesin sergi olur.
• Büyük yap, büyük yapamıyorsan kırmızı yap.
• Hiçbir şey sonuç vermezse baş aşağı çevir, iyi görünüyorsa işe yarayabilir.
• Dizlerini kır.
• Ne yapacağını bilmiyorsan, yukarıya veya aşağıya bak, ama bakmayı bırakma.
• Ünlüleri çek, çok yaparsan bir kitabın olur.
• Başkalarıyla iletişime geç, ağ kur.
• Kendin seç.
• Kendin tasarla.
• Kendin yayınla.
• Seç. Emin olamıyorsan, daha fazla çek.
• Tekrar seç.
• Darwin, Marx, Joyce, Freud, Benjamin, McLuhan ve Barthes oku.
Yurttaş Kane‘i on kez izle.
• Her şeye bak, gözlemle.
• Görselleri köşelerden içeriye doğru inşa et.
• Eğer “gerçek dünya” ise, renkli yap.
• Dijital olarak yapılabiliyorsa, öyle yap.
• Başkan’ınkiler hariç tüm kuralları yık.

YAPMA

•  Kendin, arkadaşın veya ailen hakkında yapma.
•  Kendini çıplak fotoğraflamaya kalkışma.
•  Eski aile albümlerine bakma.
•  Elle renklendirme.
•  Üzerine yazı yazma.
•  Kuş kondurma. Başka bir deyişle; az, yeterince çoktur.
•  Yapacak bir şey bulamayınca videoya sarılma.
•  Yoksulları, özellikle de başka ülkelerdeki yoksulları fotoğraflama.
•  Mızmızlanma, sadece üret.

GERÇEKLER

•  İyi iş, er ya da geç fark edilir.
•  Ölmeden önce fark edilmeye ihtiyaç duyan birçok iyi fotoğrafçı var.
•  İş ürettiğin sürece konuşma hakkına sahipsin.
•  Fazla konuşursan, er ya da geç iş üretemez hale gelirsin (saçmalama!).
•  Eğer bir şeyi taklit etmek zorundaysan, en azından iyi bir şeyi taklit et.
•  Farkı bil.
•  Eleştirmenler hiçbir zaman neyi sevdiğini bilmez.
•  En iyi eleştirmenler, işini beğenenlerdir.
•  Uygulama teoriyi takip etmez.
•  Teori uygulamayı takip eder.
•  Tüm sanatçılar kendi kendilerini eğittiklerini düşünür.
•  Tüm sanatçılar yalan söyler, özellikle çıktıkları yer ve onları eğitenler hakkında.
•  Siyah giyen kişi, küratör ya da yöneticidir.
•  Siyah giyen dağınık kişi, sanatçıdır.
•  Prada çantalı kişi, mekân sahibidir.
•  Son zamanlarda unutulmuş birisine ait bir eseri, eski eşinden bulup ortaya çıkaran kişi, galeri yöneticisidir.
•  Galerilerin duvarlarını doldurmaya ihtiyacı vardır. Sonuç: Yeni yetenekler her zaman keşfedilecek.
•  Koleksiyoner yoktur, parası olan insan vardır.
•  İşini satın alan herhangi birisi koleksiyonerdir, ailen sayılmaz.
•  Tüm fotoğrafçılar dikizcidir.
•  Bunu kabul et ve bakmaya devam et.
•  Herkes narsisttir, herkes fotoğraflanabilir.
•  Fotoğraf bakmakla ilgilidir.
•  Nasıl bakacağını öğrenmek pratik ister.
•  Zorlayıcı olmak işe yarar.
•  Özenli olmak da işe yarar.
•  En fazla işe yarayan, çok çalışmaktır.
•  En iyi pozlama, işe yarayan pozlamadır.
•  Gölgeye göre pozla, aydınlığa göre geliştir.
•  Kamera gibi görmeyi öğren, onu insan gözüne çevirmeye çalışma.
•  Çerçeveletip duvara asıldığında, her zaman daha iyi görünür.
•  Ölü bir sanatçının eseri, yaşayan bir sanatçının eserinden her zaman daha değerlidir.
•  Her zaman kendini öldürmüş gibi yapıp, baştan başlayabilirsin.

Send this to friend