Sanskritçe “daire” anlamına gelen mandala, Hinduizm ve Budizm’de Evren’i temsil eden bir şekil ve ritüeldir.  Genellikle bir dairenin içinde dört çıkış kapısı bulunan bir kare yer alır ve bu karenin merkezinde de bir daire vardır. İyileşmek, rahatlamak, meditasyon yapmak ve pozitif enerji elde etmek için boyanan mandalaları, Tibetli Budist keşişler boyanmış kum tanecikleriyle yapıyor.

Hindistan’daki Drepung Loseling Manastırı’dan bir grup Tibetli keşiş, dünyayı dolaşarak her gittikleri yerde milyonlarca kum taneciğini bir araya getirerek mandalalar yapıyor. Günde ortalama sekiz saat çalışarak, yaklaşık bir haftada, renkli kum tanelerini bir araya getirip ortaya muhteşem parçalar çıkarıyorlar. Çalışmalarına otuz dakikalık dinlerici bir müzik ile meditasyon yaparak başlıyorlar. Daha sonra mandalayı çizen keşişler chack- pur denilen geleneksel metal borular aracılığıyla renki kum tanelerini akıtarak şeklin içini dolduruyor. Kum taneciklerinin renkli uyumu, insana baktıkça gerçekten huzur verebiliyor.

59691398611647

mandala6

7cce0efbgw1efo73ygs9aj20k10dcq6l

1065303976

Böylesine büyük bir azimle tamamlanan mandalalar, bitmelerinden kısa bir süre sonra belirli bir ritüelle dağıtılıyor. Hayatın geçiciğiline vurgu yapan bu dağıtma ritüelini keşişler şöyle anlatıyor:

Kumlar toplanıp bir kaba koyuluyor; iyileştirme işlevinin tamamlanması için kaptaki kumların yarısı kapanış töreninde izleyicilere dağıtılıyor. Geriye kalan yarısı ise yakın çevredeki bir su akıntısına bırakılıyor. Böylece su, iyileşme duasını okyanusa kadar ulaştırıyor ve tanecikler tüm dünyayı iyileştirmek üzere her yere dağılıyor.

Send this to a friend