NEW YORKLU BİSİKLETLİLER

Sekiz buçuk milyonluk nüfusuyla ABD’nin en kalabalık şehri olan New York’un karmaşası içinde bisikletliler sayıca hiç az değil. İllüstratör Kurt McRobert dünyanın her köşesinden insan çeken New York’un bisikletlilerini on iki kategoriye ayırarak resmetmiş. Time Out New York için hazırladığı illüstrasyonlar katlanır bisikletiyle işe giden plaza çalışanından Manhattan kızlarına, hipsterlardan aile babalarına, reklamlı bisikletlere binen acemilerden nihilist restoran kuryelerine kadar birçok bisikletli stereotipi sunuyor:

New Yorklu bisikletliler

Bisikletleriyle havada 180 derece dönmeye veya yukarılara zıplamaya çalışmadıkları zamanlarda, bu ergenleri kaldırım taşlı açık alanlarda, özellikle de Union Square’de aylak aylak gezerken görebilirsiniz. Genellikle kalabalık gruplar halinde, karton bardaktan meşrubat içip mesaj atarken görülürler.

Yoldaki herkesin yeni kâbusu olan Citibank reklamlı bu bisikletler üzerinde her türden çaylak görebilirsiniz: yaşlılar, iş adamları, turistler, yuppie çiftler… Trafik akışını pek az bilen, azami 3 kilometre hızla giden ve Manhattan’da bisiklet sürme deneyimi neredeyse hiç olmayan bu kişiler, kısa sürede taksi şoförlerinin büyük nefretini kazandı. Ayrıca bisiklet kiralayan dükkânların gelirleri de yerlerde sürünüyor.

Toplu taşımadan bıkarak hayatının kontrolünü yeniden eline alan bir kişidir. En yeni model katlanır bisikletiyle işe kan ter içinde, nefes nefese, güne başlamaya hazır bir şekilde giderler!

Hak ettiği maaşı almayan, tüm New Yorkluların nefret ettiği bir bisikletli… Tabii taşıdığı yemek kendilerine geliyorsa işin rengi değişiyor. Tekerlekli bir nihilist olan bu bisikletlinin hiçbir şeye saygısı yoktur. Bisikletinden taşan devasa kırmızı pizza kutusuyla sokaklarda, bisiklet yollarında ve kaldırımlarda rahatlıkla ters yönden gider.

Nefret etmeye doyamayacağınız bir bisikletli. Tehlikeli bir trend olabileceği için genelde göz ardı edilen bu bisikletliler, NYC’nin kaosu içinde basitliği ve uyumu arzular. Parlak renkli, frensiz bisikletlerinden ve hiç durmadan pedal çevirmelerinden onları tanıyabilirsiniz.

Bu bisikletliyi asla kasklı göremezsiniz, zira onun için “kask saçı” kırılmış kafatasından daha kötü bir şeydir. Genellikle Bedford Avenue’da, Ray-Bans’leri takılı, bisikletlerinin yanında yürürken veya ironik bir şekilde hem sigara içip hem de iPhone’ları ile konuşurken Williamsburg Köprüsü’nden bisikletle geçmeye çalışırken görülürler.

Kendini kanıtlamak isteyen orta yaşlı bisikletli. Emin olun sıkı yarışçıdır ve rahatlıkla 5000 dolarlık bir bisiklet ve poposunu koruyan dolguyla uyumlu renkte taytlar alabilecek bir geliri vardır. Onları her zaman Central Park’ta bir sonraki büyük yarışa hazırlanırken görebilirsiniz.

Moda öncüsü bu bisikletliyi genelde Soho sokaklarında ilerlerken görebilirsiniz. Alışverişe mi gidiyor? Yoksa soya sütlü adil ticaret lattesi almak için kafeye mi gidiyor? Belki de bir fotoğraf çekimine gidiyordur? Cevabı asla bilemeyeceksiniz, çünkü bu kadın sizinle asla konuşmaz, asla.

Bu bisikletlinin ıvır zıvır işlerle kaybedecek vakti yoktur. Yüksek binalara teslim edilmesi gereken uzun plastik tüpler vardır. NYC trafiğine korkmadan, içgüdüsel bir biçimde hakim olan bu son derece gelişkin faydacılar, akıntıdaki balık gibi Broadway’de süzülürler. Ne var ki bu marifetleri birçoğunun ölümüne neden oluyor.

Haki şortu ve parlak beyaz dişleri sizi yanıltmasın, bu adanmış bir adamdır. Sıklıkla Prospect Park’ta, baba-çocuk bağını güçlendirmek için yirmi kiloluk ilgisiz yavrusunu çekerken görülür.

Genellikle kiralık bisikletlerle gezen, bel çantalı bu bisikletliler, güzel fonlu fotoğraf çekebilmek için köprülerin ortasında çat diye dururlar. Genellikle bisiklet deneyimleri yetersizdir ve NYC gibi çetin bir şehirle başa çıkabilmek için yeterince formda değillerdir.

Genellikle çiftler halinde görülen, yirmili yaşlarının sonlarındaki bu bisikletliler, sıkıcı rutinlerinden kaçmak ve bir macera yaşamaya çalışmaktadır! Parklarda öylesine bisikletle gezinirken veya birbirlerine “ilginç” şeyleri gösterip şehri keşfetmeye çalışırken görülebilirler.

Send this to a friend