1860’lardan 1930’lara, portre fotoğrafların bir yerlerden çıkıp size gözlerini dikerek baktığı hemen her evde gündelik bir fenomen olarak karşımıza çıkan “cabinet card” tipi fotoğraflar, ismini gururla yerleştirildikleri vitrin yahut dolaplarda rahatça sergilenebilir boyutta olmalarından alıyordu. Cabinet ismindeki, 11,25×16,25cm büyüklüğünde karton üzerine monte edilmiş 10,16×13,97cm büyüklüğündeki fotoğraf baskısı 1862’de, İskoç George Washington Wilson tarafından bulunmuştu.

“Cabinet card” tipi fotoğraflara bir örnek.

“Cabinet card” tipi fotoğraflara bir örnek.

Bu tip fotoğraflar artık, kendilerine şöyle bir bakıldığında günümüze ancak sahaf ya da müzeler aracılığıyla temas ediyor izlenimi verse de, gözden kaçırılmaması gereken düşündürücü işlere de konu olmuyor değil.

Bu işlerden bir tanesi de yakın zamanda New York’taki +81 Gallery’de “Life Goes On” (Hayat Devam Ediyor) başlıklı bir sergi açan Japon sanatçı Shinya Kato.

Serginin tanıtım bülteninde belirtildiği üzere Kato, Roland Barthes’ın “her fotoğraf ölüm hakkındadır” görüşünün karşısına, bu unutulmuş fotoğraflar için yarattığı ikinci bir yaşamı koyuyor. Kullandığı canlı renkler ve özgün fırça darbeleriyle kaybolmuş hikâyelerin titreşimlerini şimdiye dahil eden sanatçı, bir yandan da fotoğrafta yer alan bedenleri, bilhassa da yüzleri, soyut bir deformasyona uğratırken fotoğraf öznesine olan bakışımızı bir kez daha sorgulatıyor:

Farklı dokular elde edebilmek için boya bıçağıyla yapılan renk geçişleri, dinamik ve canlı şekillere dönüşerek fotoğrafı süslüyor. Bu hem bir koruma, hem de bir dönüştürme biçimi.

Kato’nun çalışmalarını takip etmek için internet sitesine ya da Instagram hesabına göz atabilirsiniz. Cabinet card fotoğraflarıyla başka hangi türlü işler üretilmiş diye merak ederseniz, Viktorya dönemi fotoğraflarını süper kahraman ve tarihi kişiliklerin portrelerine dönüştüren Alex Gross‘un ve bu fotoğraflara fantastik dokunuşlarda bulunan Colin Batty‘nin çalışmalarını inceleyebilirsiniz.

Send this to a friend