Amerikalı sanatçı Janet Echelman, bir gün sahilde balıkçıları ağ örerken görür ve bu yöntemle büyük ve akışkan heykeller yapmayı kafasına koyar. Önce balıkçılardan ağ örmenin inceliklerini öğrenir ve daha sonra teknolojinin son imkânlarından faydalanarak alışılmadık bir kamusal sanat formu yaratır. Rüzgara, suya ve ışığa tepki veren, onlarla birlikte şekillenen, ama başka bir dünyadan gelmiş gibi duran heykellerinin hikâyesini TED 2011‘de yaptığı on dakikalık konuşmasında anlatıyor (Türkçe altyazısı var).Konuşmayı buradan da izleyebilirsiniz.

Bu hikâye hayalgücünü ciddiye almakla ilgili. On dört yıl önce, yüzyıllardır aynı şekilde kullanılmakta olan sıradan bir materyal olan balık ağıyla tanıştım. Bugün, bunu, dünyanın çeşitli şehirlerinde, kalıcı, dalgalanan, şehvetli yükselenler boyunda şekiller yaratmak için kullanıyorum. Bunu yapacak en son kişi bendim. Heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.

Send this to a friend