Zbigniew Rybczynski‘nin Tango‘su (1981) küçük bir odaya pencereden bir basketbol topunun kaçmasıyla ve bir çocuğun onu almak için içeriye girmesiyle başlıyor. Ancak daha sonra bu küçük odanın alacağı hali tahmin etmeniz pek mümkün değil. Çok yaratıcı, zamanının teknik olanaklarını zorlayan bu canlandırma kısa filmde, Zbigniew Rybczynski sabit bir kamerayla, döngüye girmiş karakterlerin birbiri ardına sahneye dahil edilişini ve sekiz dakika boyunca döngülerini devam ettirmelerini nasıl başarmış cidden kavramak zor. Şöyle bir teknik detay olayı biraz aydınlatıyor: Film, sadece optik bir yazıcı yardımıyla, yedi ay boyunca günde 16 saatlik bir kol gücüyle hazırlanmış.

Zbig Polonyalı bir sanatçı. Kariyerine deneysel film projeleri ile başlamış. Televizyonlarda görsel efekt uzmanı, görüntü yönetmeni ve yazar olarak çalışmış. Tango’nun 1983 yılında Canlandırma Kısa Film Oscar‘ını almasının ardından New York’a taşınmış ve otuza yakın müzik klibinin klip yönetmenliği yapmış. Bu süre zarfında yine birçok filmde yer almış ve son olarak Kafka hakkında bir canlandırma film (1992) çekmiş. O zamandan bu yana kurduğu Zbig Vision şirketi ile film teknolojileri hakkında sayısız araştırma geliştirmeye imza atmış.

Zbig’in günümüzün en ilgi çekici canlandırma sanatçıları Michel Gondry ve Spike Jonze üzerindeki etkisini yadsımak sanırım mümkün değil.

Send this to a friend