Geçtiğimiz aylarda Contemporary İstanbul 2011’de dolaşırken uzaktan görüp de vuruldum Zerrin Tekindor‘un rengârenk, abartılı ve albenili kadınlarına.

Bu kadınların kabarık saçları, bol makyajları, takma kirpikleri, aksesuarları, takıları, abartılı giysileri var. Bu kadınlar özgüvenli, kendi seçimleriyle hareket eden, müdanasız, esprili, merak uyandıran kadınlar. Genelde bakışlarında bir anlamsızlık taşırlar. Duygularını uluorta belli etmezler. Bu da tamamıyla kendi seçimleridir. – Zerrin Tekindor röportajından

Shakespeare’in “Bütün dünya bir oyun sahnesidir. Bütün adam ve kadınlar sadece birer oyuncu. Girerler ve çıkarlar.” sözünü tuvallerine çarpıcı figürlerle aktarıyor Zerrin Tekindor; onları payetlerle süsleyip görselliği çok daha ön plana çıkarıyor. Onun dünyasında sahne, içinde fantastik figürlerinin dolaştığı yarı soyut bir dekor.

Zerrin Tekindor’un “Fantastik Figuratif” kadınlarıyla kendi internet sitesinde tanışabilirsiniz.

Elbette hikâyeleri var bu kadınların. Ama hikâyelerini anlatmayı/anlamayı izleyiciye bırakıyor Tekindor. Bakışlardaki anlamsızlığı herkes farklı farklı okusun istiyor belli ki. Bana göre bütün o şaşaalı duruşun arkasında biraz mahcup bu kadınlar. Makyaj ve aksesuarlarla duygularını gizleyen kadınlar. Ne de olsa, şairin dediği gibi saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektedir.

Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektedir biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi, herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz… – Murathan Mungan, Üç Aynalı Kırk Oda

Send this to a friend